
90larin başında yanılmıyorsam önce trt'de sonradan da interstarda ekranlarimiza gelen bir diziydi remi.. benim militarizm'den nefret etmemin yegane sebebi olan "ırak savaşı" nedeniyle "şu an bağdat'a bomba düştü" denilerek bu çizgi filmin yayını kesilir, yerine sikko amerikan generalinin "şurayi şurayı bombaladık, burayı bombalamadık ama bombalicaz sakın kaçmayın" demeçleri gelirdi..
her neyse.. bu cizgi filmin basindaki ve kicindaki gerzek bir sekilde büyülemisti beni arkadas.. üc boyutlu misali bir seydi.. yani önde remi kopegi ile birlikte (ki kopegi türk dostu bir kopekti.. fesi falan vardi) istikrarli bir sekilde yururler bu sure zarfinda arka plan degisir, geceler gündüz, gündüzler gece, paris nantes a, marsilya brest'e donusurdu.. bu jenerigin büyüsüne kapilan bünyem aradaki birbirinden acikli sahnelerle dolu cizgi filmi de izlemek zorunda kalirdi..
anlamadigim nokta cocuklara niye boyle bir büyük insanin bile kolay kolay karsi koyamayacagi aciklikta seyleri sunarlar.. kemalettin tugcudan, andersene, arsen wengerden abedi peleye.. binnerce acikli sey..
bahsettigim hipnotik jenerigi su noktadan sunmak isterim genc nesillere: burdan youtube'a...
bir de farkettim ki bu remiyi izleyenler seker kiz kendi yi izlemiyor, seker kiz kendiyi izleyenler de remiyi izlemiormus o donemde.. gencleri bolmek adina, ileride universitelerde kavga ettirmek adina dis mihraklarin bir oyunu oldugunu dusunuyorum bunun... sahsen ben zamaninda seker kiz kendi izleyen bir arkadasimi su an "ipneymissin eskiden.. pek de degismemissin" diyerek yerden yere vuruyorum.. erkekler remiyi izlerdi abi o zamanlar!
her neyse.. remi cok sahanedir.. kopeginde fes yokmus fakat.. kobi sapkasi varmis..

5 yorum:
amca bey iyiydi gerisi yalan!
sevmiştim bende remiyi.
reminin annesini araması, bulma ihtimali, hayvanlrla yaptıkları seyahat.. bunalımlı bi çizgi flmdi hakkaten.
ben şeker kız candy izlerdim remi yi hiç hatırlamıyorum ya.
köpeen kafasında fes olmaması türk dostu olduğunu değiştirmiyor. baya baya türk dostuydu ben hatırlıyorum hayal meyal
Azuth, şu çizgi filmi hatırlasana yav, minicik çocuğun ağzına sıçma dizilerinin bir parçası idi. Ekşi Duyuru'da da bilen çıkmadı, çıldıraceğim:
Süpersonik çizim yeteneği olan, kendinden büyük ve bol tüylü köpeği ile sokaklarda yaşayan 6-7 yaşlarında mazlum bir çocuğun hikayesini anlatan çizgi filmi arıyorum. Çocuğun parkta oturup, karşısındaki ağacı muhteşem bir şekilde karakalem çizdiği bir sahne vardı, hiç unutmam. Pek acıklı, pek güzeldi.
Aslansın, kaplansın, hemen bilirsin sen :)
Yorum Gönder