yukarda gördüğünüz kitap benim "kpss"ye çalışalım da devlet işine girelim, sonrasında bakarsın burada beğenilirsem ingiltere'ye transfer olurum mantığı ile aldığım bir kitap.. kitabın kompile ismi şu "8. sanat: muhasebe ve uygulamaları"gülmekten çok içim eridi bu arkadaşlara benim.. kitabın kapağına da 7 sanattan parçalar, citizen kane olsun, old man and sea olsun o tarz sanat eserleri yerleştirilmiş.. en altta da gudik rakamlar.. şimdi aranızda gülen vardir ama gülmeyin arkadaşlar! fizikçilerin falan işi hep kolay. sürüyle görsel var, biyologlar mesela, hop açan bir çiçek koy bitti. acaip şekilli görsel. oysa muhasebe öyle mi? zerre bir görseli, albenisi, "olm çok manyakmış bu muhasebe" dedirtecek bir olayı yok.. sektörde en heyecan verici şey bilgisayarın bozulması.. el filan çırpılıyor ne yapılacağı bilinmiyor..

(buyrun zımba esnasında tipik bi muhasebeci)
"bir noter'in heyecan verici günlüğü" diye bir kitap yazılsa bölümleri şöyle olacak
i) klimanın çalışmadığı gün
ii) sarışın kadının muhtasar beyannamesi vermesi
iii) bilanço günü
gerçekten bunaltiyor insanı.. muhasebeci olsan yapabileceğin en heyecanlı şey "mali suçları araştırma kurumu" na girmek.. onda da böyle "kimse kipirdamasın ve klavyeleri yere bıraksın" diye ortalığa giremiyorsun.. hele ki fotr sapkanin ve pardesunun yokolduğu bir zamanda imkanı yok..
oysa şöyle olabilirdi:
bak acaip şekilli oluyor böyle.. 8. sanat muhasebe kitabını böyle yazsan, herkesler alırlar okurlar..
i) klimanın çalışmadığı gün
ii) sarışın kadının muhtasar beyannamesi vermesi
iii) bilanço günü
gerçekten bunaltiyor insanı.. muhasebeci olsan yapabileceğin en heyecanlı şey "mali suçları araştırma kurumu" na girmek.. onda da böyle "kimse kipirdamasın ve klavyeleri yere bıraksın" diye ortalığa giremiyorsun.. hele ki fotr sapkanin ve pardesunun yokolduğu bir zamanda imkanı yok..
oysa şöyle olabilirdi:
muhasebeci olmanın gereklerinden biri de ön sezilerinizle hareket etmeyi öğrenmektir. İşte tam da bu yüzden o sıcak yaz gününde Nuran Falcı adındaki sarışın bir afet ofisime titreyerek girdiğinde, bedenimi şüpheyle sarsan ani ürpertiye kulak vermeliydim.
"azuth?" dedi, "azuth caulfield?"
"kimliğimde öyle yazıyor," diyerek onu doğruladım.
"yardımınıza ihtiyacım var. benim hesabımı 903. mafya'ya verilen çekler hesabında kapatmışlar ve bütçe denkleşmiş"
Bir trakya düğünündeki sarhoş enişte gibi sallanıyordu. Bir bardak ve bir şişe ilaç harici kullanım amaçlı devamlı el altında tuttuğum tekel viskisini masanın diğer ucuna doğru uzattım. "Sanırım bu sizi rahatlatır ve bana olanları anlatırsınız"
"siz bunları kocama anlatmazsınız değil mi?" dedi. Bu kötü bir haberdi. o yeşil elbisesinden sarkan sarışın bacakların bir sahibi olması üzücüydü....
bak acaip şekilli oluyor böyle.. 8. sanat muhasebe kitabını böyle yazsan, herkesler alırlar okurlar..

5 yorum:
hahayy şu roman alıntısına bittim :)
ismi geçenlerden serdar özkan, bizim okulun hocalarından biri. neyse ki bana denk gelmedi.
muhasebe akıl işi değil..ömür törpüsü bide lanet bi iş oluyo bazen..okulda gördüklerimle uygulamada yaptıklarımın hiç alakası da yok ayrıca.bu ne perhiz bu ne lahana turşusu..
muhasebeciyiiiimmm :(((....
ve karamelcim sana sonuna kadar katılıyorum..zaman zaman hem sevdiğiniz bir işi yapıp hemde hayatınızı mahfetmek isterseniz buyrun gelin ama aklı olan gelmez yapmaz oda ayrı bişi..bi de aklı olan erkek muhasebeci ve bankacı hatun allmaaazzz bu da dip not olsun mu olsuunnn..
MUHASEBE eğer birinin ilgisini çekmior ise hayatta anlatamazsın hayatta da anlamaz o kadar zor bişi ama sizin bu anlatım gayet ilgi çekici bişi olmuş:D
azzra hanım allah sabir versin.. muhasebenin sevilecek yanını pek göremiyorum ben. baştan sistemi kurmaktansa aptal insanların hatalarını düzeltme yönü hele beni acaip geriyor..
Yorum Gönder