Cumartesi, Eylül 26, 2009

Haftanın Şarkısı #35 - Herşey bitmiştir artık



Rana alagöz'ün bir şarkısı bu. 72 bilemedin 73 yilinda salmış ortaya. mühim olan bir sene sonra "herşey bitmedi bitemez" diye devam etmesi. her şarkici ayni fikri takibi yapsa, bu dünya daha şık bir yer olurdu..

Her neyse, şu çok gezen mi bilir çok okuyan mı kıyası vardır ya, hergelenin teki çok okumuş da çok görenden daha çok bilmiş, vay efendim orası öyle değilmiş bilmem ne kitabinin bilmem ne cildinin 3. paragrafinda demiş ki "o olay nah öyle olur".. Ben de bundan bi 15 sene önce kandım bu dustura, okudum ettim boyna, yazdım çizdim, yaşamayı sınırladım, sevdim evimi, bir kere sevince tam sevdim, ilişkiler hakkinda bir ton konuştum, çoğu doğru, çoğu bir yerlerden okunmuş..

eh şimdi şöyle oldu bu "vaay çocuğun ağzı laf yapıyor, demek ki yediği önünde yemediği arkasında bir insan. hem etrafinda da bir çok kız var baksana".. Kitaplardan aldık çunku gazi, nicolai hel gibi iş atmayi ogrendim, arturo bandini gibi çok afedersiniz çakmayi, romeo gibi aşık etmeyi, kamuran gibi takılmayı... ama işte kaz'ın ayağı öyle değil. teoride süper olunsaca, pratikte hababam sınıfının şefket altuğ'su kadar acemi ve beceriksiz kalıyorum.

yani mesela hikayeyi tamamen yanlış kurguluyorum. benim ilişki die betimlediğim şeyin bir başlangıçı var, sonrasinda yükselen bir ritmde konusuluyor, arkadas olunuyor "ahah cok komiksin ya" evresi var mesela, orası aşıldıktan sonra sevgili olunuyor, sonrasinda sevgililik bir noktada bitince, aynı yoldan geriye gidiliyor.. yani böyle bir tepe gibi.. durun çizicem:


bu bana acaip mantikli geliyor. cünkü kanimca aşk dedigin şey pi sayısı gibi bir şey. "3" deyip kestirip atabildiğin bir şeyin ilişkisini niye yaşayasin ki? ama realitede öyle değil işte, ben hala muhteşem gatsby gibi ilişki ararken, olay kücük bir aşk tepeciginden ziyade antalya falezlerine benziyor. yumuşak bir iniş beklerken birden kendinizi denize düşmüş buluyorsunuz ki inanın bu çok can sıkıcı..

can sıkıcı olduğu noktada insanin tipik davranışı başkasına bok atmak olduğundan yapistiriyorsun yaftani, "bak işte başka birisiyle takiliyor, muhakkak ki sevisiyor biririsiyle, söyleeee buldunmu aradigin aski soyle" falan diyor, icabinda kenan dogulu sarkisi bile söyledigim oldu gecen gün:

sanki umrunda belkide onunla
sevişiyor çılgınca
yine de kalbim hep onunla
sen benim masum biricik meleğim..

(bu arada acaba kenan doğulu hala o güneşli dövmeyi üzerinde taşıyor mu? bir dönem güneşli kolye takiyordum anasını satiim. zira o mavi ceketli klibindeki cocuga benzetiyorlardı beni. hey yavrum hey)

daha çok ilişki yaşamaliyim sanirim. 3 senede bir 3 ay ilişki yaşamak çok acemi kılıyor beni... kitaplardan öğrendiklerimizi gerçek hayata aktarmaliyim.. hem hergele ben değil miyim ki okullarda daha çok gezi olmalı diyen.. kendim evde oturursam halim nice olur.. hoş rana alagöz gibi "baktin ilişki bitti lalalalalala" demek de fena degil..

ama çok özledim ulen!